Kolorektal Kanserler

1. Kolorektal kanser nedir?


Kolorektal kelimesi kolon ve rektum kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Kolon; sindirim sisteminin son kısmı olan kalın bağırsakların latince karşılığıdır. Rektum ise sindirim sisteminin kalın bağırsaktan anüse kadar olan son 15-16 cm uzunluğundaki kısmıdır. Kolorektal kanserler kalın bağırsak ve rektumda yerleşmiş olan kanserlerdir. Kolorektal kanserler oldukça önemli bir kanser türüdür. Çünkü dünyada en sık görülen 3. kanser tipidir. Kadınlarda sıklık olarak meme ve akciğer kanserlerinden; erkeklerde ise akciğer ve prostat kanserlerinden sonra yer almaktadırlar. Kolorektal kanserler içerisinde ise rektum kanserleri önemli bir oran tutmaktadırlar. Dünyada her yıl yaklaşık olarak bir milyon insan kolorektal kansere yakalanmakta ve her yıl hemen hemen bunun yarısı kadar insan kolorektal kanser nedeni ile ölmektedir.

2. Kolorektal kanserlerin belirtileri nelerdir?


Kolorektal kanserlerde en sık karşımıza çıkan belirtiler rektal kanama, yani makattan kan gelmesi ve büyük tuvalet yapma alışkanlıklarında gözlenen değişikliklerdir. Son bir kaç ayda normal tuvalet yapma düzenin değişmiş olması, dışkı kalibrasyonunun bozulması önemli bir belirti olabilir. Bu iki temel şikayet haricinde hastalığın derecesine de bağlı olarak zaman zaman ortaya çıkan karın ağrıları, şişkinlik, iştahsızlık, kilo kaybı, bulantı ve kusma gibi şikayetlerde ortaya çıkabilir. Ancak şunu belirtmekte çok fayda var. Hastaların önemli bir kısmında hastalık belli bir aşamaya gelene kadar bir belirti gözlenmeyebilir veya belirtiler oldukça silik olabilir. Bu nedenle tarama testleri çok önemlidir. Tarama testleri hem hastalığın erken aşamada tespit edilip tedavi edilebilmesi için, hem de kanser oluşumuna yol açabilecek öncü lezyonların tedavi edilebilmesi için önem arzetmektedir.

3. Tarama testleri nelerdir? Ne zaman tarama yapmak gerekir?


Ülkemizde Sağlık Bakanlığımızca belirlenmiş olan Kolorektal Kanser tarama Programı Ulusal Standartları 2 yılda bir Gaytada Gizli Kan (GGK) baktırmak ve 10 yılda bir kolonoskopi yaptırmayı içermektedir. Hiç bir şikayeti olmayan, ailesel risk faktörü olmayan sağlıklı bir kişide taramaya 50 yaşında kolonoskopi ile başlamak gereklidir. Yapılan tüm çalışmalarda 50 yaş kolorektal kanserler için önemli bir eşik değer olarak tespit edilmiştir. 50 yaş üstünde ki insanlarda kolorektal kanser gelişme riskinin 14 kata kadar artmış olduğu gösterilmiştir. Ancak biraz önce bahsetmiş olduğumuz belirtilerin görülmesi durumunda, yani rektal kanama, tuvalet alışkanlıklarında değişiklik, kronik (uzun süreli) karın ağrısı varlığında yaş önemini yitirir ve kolonoskopi yaptırılması önerilir. Yine yakın akrabalarda kolorektal kanser varlığı taramaya başlama yaşını değiştiren önemli bir faktördür.

4. Kolonoskopi yaptırmanın faydaları nelerdir? Kolonoskopinin tedaviye katkısı var mıdır?


Kolorektal kanser gelişm mekanizmaları incelendiğinde hem kalıtsal, hem de edinsel yani büyürken temasta bulunduğumuz çevreden edindiğimiz faktörlerin rol oynadığını görüyoruz. Bu edinsel faktörler içerisinde tükettiğimiz besinler, kanserojen maddelere maruziyet en önemli yeri tutuyor. Genetik ve edinsel faktörlerin etkisi ile kolorektal kanser gelişimi tetiklenmektedir. Kolorektal kanser gelişen tüm olguların ise %85 gibi bir oranında kanser polip zemininden gelişmektedir. Yani hastalık başlangıçta kanser olmayan ama kansere dönüşebilecek bir öncü lezyon, bağırsak mukazasından kabarık çıkıntı (polip) olarak ortaya çıkmakta ve zaman içerisinde kansere dönüşmektedir. Kolonoskopinin tedavide ki rolü işte bu aşamada başlıyor. Henüz kanser gelişmemiş bu öncü lezyonlar kolonoskopi esnasında çıkarılarak kanser gelişiminin önüne geçilmiş olunuyor. Bunun haricinde kolonoskopi; mevcut tümörlerin saptanmasında, tümörün tipinin belirlenmesinde, kalınbağrsak ve rektumun hangi kısmında yerleşmiş olduğunun saptanmasında, eşlik eden başka bir patolojinin varlığının belirlenmesinde rol oynamaktadır. Ayrıca ameliyat sonrası hastaların takip edilmesinde de önemli bir yeri vardır.

5. Kolorektal kanserler tedavi edilebilir kanserler midir?Tedavi seçenekleri nelerdir?


Kolorektal kanserler vaktinde tespit edilebilirse tamamen tedavi edilebilir kanserlerdir. Erken evre tümörler dediğimiz, sadece bulunduğu bağırsak segmentini ilgilendiren kanserlerde tek başına cerrahi tedavi uygulanması bile tedavide yeterli olabilmektedir. Hastalığın bölgesel olarak lenf nodlarına yayıldığı durumlarda ise cerrahi tedaviye ilaç tedavisi eklenmesi gerekecektir. Kolorektal kanserlerin cerrahi tedavisinde hastalığın yerleşmiş olduğu bağırsak segmenti bir miktar güvenli alanla birlikte çıkarılmakta ve kalan kısımlar birbirine dikilerek bağırsak bütünlüğü sağlanmaktadır. Makata çok yakın yerleşmiş tümörlerde kontrol mekanizmasının korunabilmesi amacıyla ameliyat öncesinde ilaç ve ışın tedavisi verilerek tümör küçültme işlemi yapılabilmektedir.

6. Kolorektal kanser ameliyatları kapalı olarak da yapılabilir mi?


Günümüzde kalın bağırsak ve rektum amaliyatları laparoskopik, yani kapalı yöntemlerle de yapılabilmektedir. Gerek kısa vadeli, gerekse uzun vadeli tedavi sonuçlarına bakıldığı zaman laparoskopik cerrahinin açık ameliyata göre belirgin bir dezavantajı yoktur. Aksine ameliyat sonrası erken dönemde ağrı kontrolü ve hasta konforu açısından laparoskopi oldukça avantajlıdır.